March 2017 - DRC

Silahların Arkasındaki Kızlar

2012 yılından bu yana, RET’in, eski çocuk askerlerle çalıştığı Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin (DRC) Doğu bölgesindeki varlığı hakkında sıklıkla makaleler yayınlıyoruz. Çocuk askerlerin yasadışı silahlı gruplara dahil olduktan sonra sivil hayata tekrar entegrasyonu uzun ve karmaşık bir süreçtir. 2016 yılına gelindiğinde 500’den fazla eski asker, RET programına katıldıktan sonra, eski hayatlarına geri döndü. RET’in bu çalışma alanına yaklaşımı gerçek anlamda bütüncüldür. Söz konusu programlarda, yoğun bir çalışma programı uyguluyoruz fakat, diğer programlara oranla, daha az sayıda program katılımcısıyla çalışıyoruz. Bunu yaparak ergen askerlerin topluluklarına ve hayata kalıcı entegrasyonlarını garanti ediyoruz. Yeniden entegrasyonun olumlu etkileri, gençler, silahlı gruplardan ayrıldıktan çok sonra etkilenen topluluklar arasında yankı buluyor.

Fakat bu makale dahilinde dikkatinizi çekmek istediğimiz, yaşı küçük askerler arasında özel bir grup: genç kızlar.

 

Yetişkin erkekler tarafından taşınmak üzere tasarlanmış büyük silahlarla geçit töreni yapan erkek çocukların görüntüleri, çatışmaların ve hassas ortamların dehşet verici simgeleri haline gelmiştir. Çocukların ve gençlerin umutlarının ve heyecanlarının şiddete aracılık eden insanlar yaratmak için yok edilmesi, insanoğlunun yüzleşmesi gereken en karanlık gerçeklerden biri olabilir. Ne var ki, çoğu zaman anlamakta güçlük çektiğimiz bir başka gerçek de, silahlı grupların hedef aldıkları kitlenin sadece genç erkekler olmadığıdır. Genç kadınlar, sayıları genç erkekler kadar çok olmamakla birlikte, çoğu defa daha alçaltıcı rolleri yerine getirmek adına kurban seçilmektedir. Genç kadınlar, temizlikçi, aşçı, bazen asker ve çoğu zaman da seks kölesi olarak kullanılırlar. Böylece, hayatları, belki erkeklere olduğundan çok daha büyük bir oranda bir hiç uğruna mahvolur.

Bu kişilerin deneyimlerini ve onlara nasıl yardımcı olabileceğimizi anlamak için RET’in uyguladığı Demobilizasyon, Silahsızlanma ve Yeniden Entegrasyon (DDR) programlarının bize sunduğu bütüncül resme odaklanmamız gerekiyor.

DDR programları, uluslararası toplumun, hükümetlerin, sivil toplumun ve özellikle STK’ların başlatabileceği en zorlu girişimlerden biri olduğu için oldukça önemlidir. Bu nedenle, örgütlerin çatışma çözümüne (conflict resolution) ve uzun vadeli değişime olan bağlılıklarının da bir ölçütü kabul edilir.

Nyota* (15 yaşında), Borauzim* (16 yaşında), Mapenzi* (16 yaşında) ve Kyavira* (14 yaşında), topluluklarında istikrarlı ve güvenli bir yaşama kavuşmalarına yardımcı olduğumuz kız çocuklarından dördü. Yasadışı silahlı gruplarla yaşadıkları tecrübeler, genç kızların bu gruplar dahilinde oynadıkları rolleri ve gündelik anlamda karşı karşıya kaldıkları sıkıntıları anlamamıza yardımcı oldu.

Bu genç kızlar, silahlı gruplarda geçirdikleri süre boyunca yemek pişirmek ve temizlik yapmakla görevlendirildiler. Kurye olarak kullanıldılar ve savaşmadıkları sürede bu gibi örgütlerin ihtiyacı olan angarya işleri yapmaya zorlandılar. Yoğun emek isteyen bu idame rolleri, genç kadınların ve kızların aynı zamanda seks kölesi olarak kullanıldığı gerçeğini gölgelememelidir. Nyota, Borauzima, Mapenzi ve Kyavira’nın başına gelen budur.

Genç kızları toplumsal hiyerarşinin en altına hapseden bu roller, her türlü istismarı mümkün kılmaktadır. Her dört genç kız da rutin olarak fiziksel şiddete maruz kaldıklarını açıklamışlardır. İtilip kakılan, yerde sürüklenen, sarsılan ve cinsel açıdan sömürülen kızların durumu, psikolojik şiddetin de sürece dahil olmasıyla daha da kötü bir hal almıştır. İstismar edilecek nesneler olarak görülen kızlar, uzaklaştırıldıklarını ve insanlardan yalıtıldıklarını, terörize edildiklerini ve insan sıcaklığından ve şefkatten tümüyle mahrum bırakıldıklarını söylüyorlar. Bu tip travmaların ergenlik çağında gerçekleşmesi, fiziksel yaraların toplamından daha büyük bir hasara neden olmaktadır.

Fakat genç kızları bu gruplardan çıkartmak hiçbir zaman yeterli değildir. Hayatlarını yeniden inşa etmek için ihtiyaç duydukları destek karmaşıktır ve bu nedenle nitelikli profesyonellere ihtiyaç duyar. Kızlar, RET’in Geçiş ve Oryantasyon Merkezi’ne geldikten sonra korku, öfke ve endişenin yanı sıra oldukça düşük özgüven duygusundan muzdariplerdi. Kâbuslar görüyor, duygularını kontrol etmekte güçlük çekiyor ve anoreksi gibi yeme bozuklukları yaşıyorlardı. Toplumsal becerilerini kaybetmiş; yalnızlık, keder ve umutsuzluğun pençesine düşmüşlerdi. Toplulukları dahilinde entegre ve güvenli bir yaşam yaşamalarını engelleyen tüm zorlukları ele almak üzere, RET programı onlarla dört genel aşamada çalıştı.

Öncelikle, bu dört genç kız silahlı grupları terk ederek RET’in CTO’suna giriş yaptıkları anda, onları, erişecekleri hizmetlere ve etkinliklere hazırlama ihtiyacı ele alındı.

Katılımcıların, yaşadıklarının “normal” kabul edilemeyeceğini anlamakla başlamaları önemli bir adımdır. Bu travmaların kendi hataları olmadığını ve bunların üstesinden gelinebileceğini kabul etmelidirler. Genç kızlar aynı zamanda ne tür bir destek alacaklarını bilmeli ve gizliliklerinin korunduğunu anlamalıdırlar. Genç kızların güvenliklerini garanti altına almak ve içinde bulundukları çevreyi güvenli bir alan olarak algılamalarına yardımcı olmak için gerekli koruma mekanizmaları oluşturulmalıdır.

Genç kadınlar, güvence altına alındıktan ve kendilerine sunulan fırsatlardan haberdar olduktan sonra, uzman partnerlerimiz ve yerel hastaneler aracılığıyla sağlık kontrolünden, hijyen kitlerinden ve tıbbi hizmetlerden yararlanırlar.

Üçüncü adım, onlara psikolojik destek sağlamaktır. Bu, bireysel danışmanlık seansları, katılımlı oyunlar, spor, grup terapisi, tiyatro, tartışma grupları ya da onlara kapılarını açan ev sahibi ailelerin katıldığı destek seansları üzerinden gerçekleştirilir. Bütün bu etkinlikler, katılımcıların direncini arttırmayı ve gelecek için planlar yapmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu, dördüncü adımın yolunu açar: kızların topluluklarına sosyo-ekonomik entegrasyonu.

Nyota, Borauzima, Mapenzi ve Kyavira iyileşmeye başladıklarında, geleceklerini nasıl şekillendirmek istediklerine karar vermelerine yardımcı olunması amacıyla yönlendirme sürecinden geçtiler. Okula geri dönmek ve eğitimlerine devam etmek ya da meslek eğitimi alarak bir zanaat öğrenmek onlara sunulan iki seçenekti. Kızların hepsi terzilik öğrenmeye karar verdiler ve böylece temel eğitim aldıktan sonra deneyimlerinden yararlanmak için profesyonellerle tanıştırıldılar. Eğitimleri sonlandığında, kızlara ekonomik yeniden entegrasyon kitleri sunuldu. Kızlar, halen öğrendikleri zanaatı uygulamaya devam ediyorlar ve RET ekibinin, onların yeniden entegrasyonunun başarısını garanti etmek için sağladığı düzenli takipten yararlanıyorlar.

RET-in-DRC-Reintegration-of-Women-Soldiers---livelihoods

Bu genç kızların durumu, bize, silahlı grupları terk etmenin sadece bir başlangıç olduğunu gösteriyor. Parçalanmış hayatlarını onarmalarına yardımcı olmak, zaman, çaba ve pek çok farklı müdahale ve teknik bilgi içeren çok daha uzun bir süreçtir. RET programı elbette genç erkekler ve çocukları da hedefliyor. Programlarımız, silahlı grupların başka çocuk askerler devşirmelerini önlemek ve çocuk askerlerin, stabil olmayan ve hassas çevrelerin üzücü gerçeklerinden biri olmaktan çıkacağı bir geleceği şekillendirecek şartları sağlamak için topluluğa yönelik pek çok farklı farkındalık arttırıcı etkinlik de içeriyor. Ne var ki, bu noktaya varabilmek için, acı çekenlerin sadece genç erkekler olmadıklarını ve onların silah tutan görüntülerinin arkasında, daha çok değilse bile en az onlar kadar acı çeken genç kızlar olduğunu kabul etmek önemlidir.

Tabii ki, bu programların mümkün olan en etkili biçimde tasarlanarak uygulandığından emin olmak için her gün sahada aynı adanmışlıkla çalışan RET ekip üyelerimize teşekkür etmek istiyoruz. Aynı zamanda Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne, RET’e ev sahipliği yaptığı ve işbirliği için, Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı’na ve aynı zamanda Almanya Federal Dışişleri Bakanlığı’na DRC’deki programımıza yıllar boyu verdikleri destekten ötürü çok teşekkür ediyoruz.

Tüm bu RET paydaşlarının cömert destekleri olmasaydı bu genç kızların ve erkeklerin yaşamlarını değiştirmek mümkün olamazdı.

*Bu genç kızların isimleri ve makale boyunca bahsi geçen bazı bağlamsal detaylar, anonimliği sağlamak adına değiştirilmiştir. Fakat, anlatılan öyküler gerçektir.

 

Updated, March 8th, 2017