April 2016 - Kenya

Beceriler, Araçlar & Pazarlar: Gelir Kaynakları Projelerinin Başarılı Gerçekleştirilmesi

UNHCR’a göre Kenya’nın Dadaab mülteci kamplarında neredeyse 350’000 mülteci yaşamakta, birçoğu onlarca yıldır orada. Mültecilerin %95’i Somali ve kalan %5 ise Etiyopya, Eritre, Burundi, Kongo, Ruanda, Güney Sudan, Sudan, Uganda, Tanzanya veya Yemen uyruklu. Kenya Hükümetinin 2006’da başlatılan kamplaşma politikasınca hareketlilik hassas bir mevzu ve bu politika mültecilerin pazar erişimine büyük bir kısıtlama arz ediyor. Ekonomik imkanlar bu sebeple kısıtlı, etkisi en çok kamp nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan gençler üstünde hissediliyor. İnsani yardıma muhtaç yaşamak istemiyorlar ve yoğun çalışmanın başarısıyla gelen bir kimlik ve amaç sahibi olmak için sabırsızlar.

Bu sebeple, RET 2012’den bu yana gençleri eğitmek ve daha da önemlisi onların kamp içi ve kamp dışı pazarlara devamlı ulaşımlarını sağlayacak gelir kaynağı yaratan müdahaleler hazırlıyor. Hareket kabiliyetine engel olan unsurları başarılı şekilde atlatmanın sırrı basit ancak kolay değil. Pazar ilişkileri ve kamu-özel sektör partnerliklerinin dikkatlice belirlenmesi ve geliştirilmesi çok vakit ve ilgi ister. Bu noktada RET takımımız size bu tür verimli etkinliklerden 3 önemli örnek vermek ister: dijital çalışmalar, sera tarımı ve boncuk işi.

Dijtal Çalışma Girişimi (The Digital Work Initiative) kamp alanları için tasarlanmış RET’e özel bir projedir. Proje dijital alanda yetenekli 120 gencin kayıt yazım, çeviri, elektronik kayıt yönetimi ve optik karakter tanıma konularında var olan bilgilerini pekiştirmelerine ve iş sektöründe kullanmalarına destek oldu. Bu konular internet üstünden mesafeli şekilde yürütülen ve kendi pazarı olan hizmetlerdir. Katılımcıların eğitim gördüğü ve güvenli bir çalışma alanına sahip olduğu RET’in 2 dijital merkezi sayesinde bu hizmetler doğrudan kamptan sağlanır. Bunun devamında Kenya’daki RET takımımız bu hizmetlere ihtiyacı olan uluslar arası şirketler araştırdı ve işbirliğine yapılacakları seçti. Bu tür sınırsız çalışmalar, hareket kabiliyetinin sınırlı ve yeteneğin bol olduğu kamp alanlarıyla mükemmel uyum içindedir. Ekim 2014 ve Ağustos 2015 arasında, 42 dijital proje katılımcısı kişi başına aylık ortalama 100 ila 600 USD gelir elde etti.

Mohamed Abdi Hassan girişimin en çok gelir elde eden katılımcılarından, kazançlarıyla evinin tamirat masraflarını karşıladı ve ailesine elektrik sağlayan bir güneş paneli kurdu. Güneş paneli ona ayrıca, kamptaki insanların telefonlarını ücret karşılığı şarj ederek, ek gelir sağlayan bir yatırım oldu. Bu gencimiz başarılı geçim kaynakları projelerinin dolaylı etkilerine çok güzel bir örnek.

Dijital Çalışma Girişiminde olduğu gibi, RET aynı zamanda bir Sera Projesini de başlattı. Dadaab’daki RET takımımız Somali Bantu mültecilerinin bir çoğunun geleneksel olarak çiftçi olduğunu ve kamp alanlarında tarım imkanı bulamadığını saptadı. Çiftçilik becerileri ve tutkularını kullanmıyorlardı ve bunlar zaman geçtikçe harcanıyordu. RET bu sebeple, çiftçileri tohum bakımı hazırlığı, transplantasyon, tarımsal kimya ve bitki bakımı konularında eğitecek Kenya Tarım Bakanlığı’ndan agronomistlerle, sürdürelebilir bir çözüm bulmak için, işbirliği yapmaya başladı. RET devamında, mültecilerin anlaşmalı yerel bayi ve mağazalardan bedeli ödenmiş taze meyve ve sebzelerin satılmasını sağlayan taze gıda kupon sistemini geliştiren Dünya Gıda Programı (DGP)’yla güç birleştirdi. Bir çözüm oluşturduktan ve pazar erişimi sağladıktan sonra, RET bu verimli projenin sürdürülebilir olması için katılımcılara daha fazla eğitim ve araç sundu.

16’sı genç anne olmak üzere, toplam 23 genç Sera Projesine, üyesi oldukları Wagosha Farming Group yoluyla katıldı. DGP Wagosha grubunu tanıdı ve onlarla, Dagahaley mülteci kampı nüfusuna taze gıdaları tedarik etmesi için anlaştı. Grubun her üyesi her hafta 2 saate yakın süre ayırıyor ve ilk sonuçlar ümit verici. Ekim 2015 itibariyle, 2’000 domates toplandı, 330 USD gelir getirdi ve evlerinde tüketecekleri fazladan ürün elde edildi.

Bu tarım toplumu becerilerini kullanabilecekleri ve gelir kaynaklarını geliştirebilecekleri gerçek bir olanak sahibi oldu. Kendi ekonomik bağımsızlığını elde edebileceğine inanmayan kadınlar için bunun önemi ve cesaretlendirici etkisi daha da büyüktür.

Son olarak, RET aynı zamanda boncuk işinde geleneksel yeteneği bulunan Etiyopyalı mülteciler için de bir pazar buldu. Bu amaçla, yetenekli, ve çoğunlukla savunmasız ve marjinalize edilmiş kadınlardan oluşan, zanaatkârları uluslar arası moda sektörüyle bir araya getiren Etik Moda Girişimi (ethicalfashioninitiative.org)’ni araştırdık ve devamında başladık. Bu partnerlik sadece pazarlanabilir ürünler yaratmaya yönelik yetenek ve araçların gelişimini sağlamakla kalmıyor, kadınların uluslar arası pazarlara erişebilmesinde de hayati bir rol oynuyor.

RET projelerine katılan 23 genç Gamballa kadını özel tasarım kolye, bilezik ve başka ürünlerin yapımı hakkında eğitim alıyor ve sonrasında Etik Moda Girişimi aracılığıyla satıyorlar. Benzer şekilde Sera Projesi katılımcıları ürünlerini resmi olarak tanınmış gruplar aracılığıyla satıyor. Genç kadınlar örneğinde, Kenya Sosyal Hizmetler Departmanı’na kayıtlı, Kutto Bear Self-help grubudur. Bu süreç, birikimlerin yönetimi ve gelecek projelere yatırım konulu RET eğitimleri tarafından güçlendirilmiştir.

Dijital Çalışma, Sera Tarımı ve Boncuk İşi örnekleri, gelir getiren yaratıcı uğraşlar (livelihoods) projelerinin beceri ve araçlarla olduğu kadar gençlere, ürünlerini ve hizmetlerini satmalarını sağlayacak pazar erişimi sunmak gibi, hayati çözümler sağlamakla alakalı olduğunun kanıtı.

RET’in kurduğu güçlü ve çeşitli partnerlik ve pazar ağları, sürdürülebilir gelir getiren çözümlere Dadaab gençliğinin katılımını sağladı. Gerçek gelir kaynağı yaratıldı, kampların sınırları sanal ortam veya pazar ortamında çalışmayla aşıldı ve belki en önemlisi gençler verimli çalışma sonucu, bir amaç, gurur ve umut sahibi oldular. Hayatının büyük kısmını mülteci kampında geçirecek gençler için, anlamlı bir meşguliyetin ve ekonomik bağımsızlığın getirdiği kendine güven başlı başına gerçek bir değişim.

 

 

Updated, April 30th, 2016